Uluslararası Adalet Divanı (UAD), İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki uygulamalarına ilişkin kritik bir karar verdi. Lahey'de bulunan Divan, İsrail’in Gazze, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki işgaliyle ilgili hukuki sonuçları açıkladı. Kararda, İsrail’in bu bölgelerde işgalci güç olarak tanımlandığı ve Filistinlilere yönelik haksız uygulamalarından doğan zararları tazmin etmesi gerektiği vurgulandı.UAD’nın İsrail ile İlgili Kararları
Uluslararası Adalet Divanı'nın kararında şu hususlara yer verildi:İsrail’in İşgalci Konumu: İsrail, Gazze’de işgalci güç olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da da işgalci olarak tanımlanmaktadır.Cenevre Sözleşmesi İhlali: İsrail’in işgal altındaki topraklarda uyguladığı yerleşim politikaları Cenevre Sözleşmesi’ne aykırıdır.Doğal Kaynakların Kullanımı: İsrail’in Filistin topraklarındaki doğal kaynakları kullanması uluslararası hukuka aykırıdır.Kalıcı Yerleşim Amacı: İsrail’in Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki yerleşim faaliyetleri, kalıcı yerleşim amacı taşıdığına işaret etmektedir.Egemenlik Hakkı: İsrail’in işgal ettiği Filistin toprakları üzerinde egemenlik hakkına sahip olmadığı belirtilmiştir.Tazminat: İsrail, işgal ettiği topraklarda gerçekleştirdiği haksız uygulamalardan doğan tüm zararları tazmin etmelidir.Tarihsel ve Hukuki Arka Plan
Duruşmalar ve Uluslararası Tepkiler:
Uluslararası Adalet Divanı, 19-26 Şubat 2024 tarihlerinde İsrail’in Filistin topraklarındaki işgaline dair duruşmalar yapmıştı.Duruşmalara 49 ülke, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Afrika Birliği katılmış, Türkiye de ilk yazılı beyanı sunan ülke olmuştu. Türkiye, İsrail’in Filistin işgaline derhal son vermesi ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını talep etmişti.ABD ve İngiltere’nin Tezleri:
ABD ve İngiltere, İsrail’in tezlerini savunarak Divan’ın herhangi bir danışma görüşü vermemesini istemişti.İngiltere, bu uyuşmazlığın ikili müzakereler yoluyla çözülmesi gerektiğini savunurken, ABD ise İsrail’in Filistin’i işgalini güvenlik endişeleri gerekçesiyle meşru göstermeye çalışmıştı.BM Genel Kurulu ve Danışma Görüşleri:
BM Genel Kurulu, 30 Aralık 2022’de UAD’den, İsrail’in Filistin işgalinin hukuki sonuçlarına dair iki soru yöneltmişti. UAD’nin danışma görüşleri bağlayıcı olmasa da, birçok devlet ve kuruluş tarafından dikkate alınmakta ve gelecekteki davalarda Divan’ın kararlarını etkileyebilmektedir.Danışma Görüşünün Etkileri
Danışma görüşleri, devletler ve uluslararası kuruluşlar için hukuki ve politik baskı aracı olarak kullanılabilir. Divan’ın daha önce verdiği danışma görüşleri, çeşitli uluslararası hareketleri ve politikaları etkilemiştir.Özellikle İsrail’in Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında uyguladığı ihlallerin sonlandırılması yönündeki baskının artması beklenmektedir. Ayrıca, İsrail’e askeri ve mali destek sağlayan ülkelerin bu desteği sonlandırmaları yönünde çağrılar yapılması öngörülmektedir.
Uluslararası Adalet Divanı'nın kararında şu hususlara yer verildi:İsrail’in İşgalci Konumu: İsrail, Gazze’de işgalci güç olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da da işgalci olarak tanımlanmaktadır.Cenevre Sözleşmesi İhlali: İsrail’in işgal altındaki topraklarda uyguladığı yerleşim politikaları Cenevre Sözleşmesi’ne aykırıdır.Doğal Kaynakların Kullanımı: İsrail’in Filistin topraklarındaki doğal kaynakları kullanması uluslararası hukuka aykırıdır.Kalıcı Yerleşim Amacı: İsrail’in Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki yerleşim faaliyetleri, kalıcı yerleşim amacı taşıdığına işaret etmektedir.Egemenlik Hakkı: İsrail’in işgal ettiği Filistin toprakları üzerinde egemenlik hakkına sahip olmadığı belirtilmiştir.Tazminat: İsrail, işgal ettiği topraklarda gerçekleştirdiği haksız uygulamalardan doğan tüm zararları tazmin etmelidir.Tarihsel ve Hukuki Arka Plan
Duruşmalar ve Uluslararası Tepkiler:
Uluslararası Adalet Divanı, 19-26 Şubat 2024 tarihlerinde İsrail’in Filistin topraklarındaki işgaline dair duruşmalar yapmıştı.Duruşmalara 49 ülke, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Afrika Birliği katılmış, Türkiye de ilk yazılı beyanı sunan ülke olmuştu. Türkiye, İsrail’in Filistin işgaline derhal son vermesi ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını talep etmişti.ABD ve İngiltere’nin Tezleri:
ABD ve İngiltere, İsrail’in tezlerini savunarak Divan’ın herhangi bir danışma görüşü vermemesini istemişti.İngiltere, bu uyuşmazlığın ikili müzakereler yoluyla çözülmesi gerektiğini savunurken, ABD ise İsrail’in Filistin’i işgalini güvenlik endişeleri gerekçesiyle meşru göstermeye çalışmıştı.BM Genel Kurulu ve Danışma Görüşleri:
BM Genel Kurulu, 30 Aralık 2022’de UAD’den, İsrail’in Filistin işgalinin hukuki sonuçlarına dair iki soru yöneltmişti. UAD’nin danışma görüşleri bağlayıcı olmasa da, birçok devlet ve kuruluş tarafından dikkate alınmakta ve gelecekteki davalarda Divan’ın kararlarını etkileyebilmektedir.Danışma Görüşünün Etkileri
Danışma görüşleri, devletler ve uluslararası kuruluşlar için hukuki ve politik baskı aracı olarak kullanılabilir. Divan’ın daha önce verdiği danışma görüşleri, çeşitli uluslararası hareketleri ve politikaları etkilemiştir.Özellikle İsrail’in Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında uyguladığı ihlallerin sonlandırılması yönündeki baskının artması beklenmektedir. Ayrıca, İsrail’e askeri ve mali destek sağlayan ülkelerin bu desteği sonlandırmaları yönünde çağrılar yapılması öngörülmektedir.









