Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Ankara Üniversitesi Ernst Reuter İskan ve Şehircilik Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen Yedinci Ulusal Yerel Yönetimler Sempozyumu, Ankara’da gerçekleştirildi. Bu yıl “Demokratik ve Sosyal Belediyecilik” ana temasıyla düzenlenen sempozyumda, Kuşadası Belediyesi’nin hayata geçirdiği projeler dikkat çekti.Yerel yönetimlerin toplumsal adalet, katılımcılık ve yerel demokrasi alanındaki rolünün ele alındığı sempozyum, akademisyenleri, yerel yöneticileri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Sempozyuma Kuşadası Belediyesi’nden Belediye Meclis Üyesi Emre Fazlılar ile Proje Koordinatörü Burcu Kanbal katıldı.Açılış konuşmasını TBB Başkan Vekili Vahap Seçer’in yaptığı sempozyumda söz alan kuşadası belediyesi Proje Koordinatörü Burcu Kanbal, demokratik ve sosyal belediyecilik anlayışının günümüzde yerel yönetimlerin temel yapı taşlarından biri haline geldiğini vurguladı. Kanbal, katılımcılara İstasyon Kuşadası Topluluk Merkezi ile bu projenin çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik bağlamındaki mekânsal karşılığı olan Kampinova hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Her iki projenin de akademisyenler tarafından seçilen ve demokratik-sosyal belediyecilik modeli kapsamında örnek gösterilen sekiz belediye projesi arasında yer aldığını ifade etti.Çok Fonksiyonlu Bir Merkez
İstasyon Kuşadası Topluluk Merkezi’nin, akademik çalışmalar ve kurumsal iş birlikleriyle desteklendiğinde etki alanı giderek genişleyen bir yapıya dönüşme potansiyeli taşıdığını belirten Kanbal, merkezin dijitalleşen dünyaya uyum sağlamayı hedeflediğini dile getirdi. Dijital göçebelere ev sahipliği yapmayı amaçlayan merkezin; sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda planlandığını, ulusal ve uluslararası projeler, etkinlikler, eğitimler ve faaliyetleri vatandaşlarla buluşturduğunu söyledi.Kanbal, merkezde yürütülen çalışmaların; ileri teknoloji, girişimcilik, inovasyon ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi temel değerler üzerine kurgulandığını, bireylerden kooperatiflere, işletmelerden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir kesime hitap ettiğini ifade etti. Aynı anda birçok faaliyetin yürütülmesinin, merkezin çok fonksiyonlu bir yapıya dönüşmesine katkı sağladığını da sözlerine ekledi.Kampinova: Doğayla Uyumlu Özgün Bir Yaşam Alanı
Kampinova Projesi’ni “eğitim, konaklama, ortak çalışma, doğa temelli deneyim ve sosyal etki odaklı etkinliklerin bir arada planlandığı özgün bir yaşam alanı” olarak tanımlayan Kanbal, projenin doğayla uyumlu ve sürdürülebilir altyapılara dayandığını belirtti. Kampinova’nın; gençler, dijital göçebeler, girişimciler, kampçılar, atölye katılımcıları ve yaratıcı sektör temsilcilerine yönelik çok işlevli bir kamusal alan sunduğunu kaydetti.Akademi–Belediye İş Birliğine Davet
Konuşmasının sonunda üniversitelerle kurulacak iş birliklerinin önemine dikkat çeken Burcu Kanbal, bu ortaklıkların projelerin etki analizinden veri temelli planlamaya, ölçme-değerlendirmeden dijital dönüşüm ve sürdürülebilirliğe kadar birçok alanda kurumsal kapasiteyi güçlendireceğini ifade etti. Kanbal, akademi ile kurulacak ilişkilerin yalnızca Kuşadası’na değil, Türkiye genelinde demokratik ve sosyal belediyecilik uygulamalarının gelişimine de katkı sağlayacağına inandıklarını belirterek, bilim dünyasını Kuşadası’nın dönüşüm sürecinin bir parçası olmaya davet etti.Yerel Yönetimlerin Gündemi Masaya Yatırıldı
Sempozyum boyunca demokratik ve sosyal belediyeciliğin yeniden nasıl yapılandırılabileceği tartışılırken; küresel eşitsizlikler, iklim krizi, göç, yoksulluk, mekânsal adalet, afet yönetimi, kooperatifçilik, katılımcı demokrasi, e-belediyecilik, kent hareketleri, sosyal konut politikaları ve dezavantajlı gruplara yönelik uygulamalar gibi yerel yönetimlerin gündemindeki birçok başlık ele alındı.
İstasyon Kuşadası Topluluk Merkezi’nin, akademik çalışmalar ve kurumsal iş birlikleriyle desteklendiğinde etki alanı giderek genişleyen bir yapıya dönüşme potansiyeli taşıdığını belirten Kanbal, merkezin dijitalleşen dünyaya uyum sağlamayı hedeflediğini dile getirdi. Dijital göçebelere ev sahipliği yapmayı amaçlayan merkezin; sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda planlandığını, ulusal ve uluslararası projeler, etkinlikler, eğitimler ve faaliyetleri vatandaşlarla buluşturduğunu söyledi.Kanbal, merkezde yürütülen çalışmaların; ileri teknoloji, girişimcilik, inovasyon ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi temel değerler üzerine kurgulandığını, bireylerden kooperatiflere, işletmelerden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir kesime hitap ettiğini ifade etti. Aynı anda birçok faaliyetin yürütülmesinin, merkezin çok fonksiyonlu bir yapıya dönüşmesine katkı sağladığını da sözlerine ekledi.Kampinova: Doğayla Uyumlu Özgün Bir Yaşam Alanı
Kampinova Projesi’ni “eğitim, konaklama, ortak çalışma, doğa temelli deneyim ve sosyal etki odaklı etkinliklerin bir arada planlandığı özgün bir yaşam alanı” olarak tanımlayan Kanbal, projenin doğayla uyumlu ve sürdürülebilir altyapılara dayandığını belirtti. Kampinova’nın; gençler, dijital göçebeler, girişimciler, kampçılar, atölye katılımcıları ve yaratıcı sektör temsilcilerine yönelik çok işlevli bir kamusal alan sunduğunu kaydetti.Akademi–Belediye İş Birliğine Davet
Konuşmasının sonunda üniversitelerle kurulacak iş birliklerinin önemine dikkat çeken Burcu Kanbal, bu ortaklıkların projelerin etki analizinden veri temelli planlamaya, ölçme-değerlendirmeden dijital dönüşüm ve sürdürülebilirliğe kadar birçok alanda kurumsal kapasiteyi güçlendireceğini ifade etti. Kanbal, akademi ile kurulacak ilişkilerin yalnızca Kuşadası’na değil, Türkiye genelinde demokratik ve sosyal belediyecilik uygulamalarının gelişimine de katkı sağlayacağına inandıklarını belirterek, bilim dünyasını Kuşadası’nın dönüşüm sürecinin bir parçası olmaya davet etti.Yerel Yönetimlerin Gündemi Masaya Yatırıldı
Sempozyum boyunca demokratik ve sosyal belediyeciliğin yeniden nasıl yapılandırılabileceği tartışılırken; küresel eşitsizlikler, iklim krizi, göç, yoksulluk, mekânsal adalet, afet yönetimi, kooperatifçilik, katılımcı demokrasi, e-belediyecilik, kent hareketleri, sosyal konut politikaları ve dezavantajlı gruplara yönelik uygulamalar gibi yerel yönetimlerin gündemindeki birçok başlık ele alındı.







