Milyonlarca çalışanı doğrudan, toplumun genelini ise dolaylı olarak ilgilendiren asgari ücret belirleme sürecinde ilk toplantı bugün gerçekleştirildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde yapılan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısında Türk-İş’in masada yer almaması dikkat çekti. Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, alınan kararın gerekçelerini Bakanlık binası önünde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı.Yaklaşık 7 milyon çalışanın ücretini doğrudan etkileyecek yeni asgari ücreti belirlemek amacıyla toplanan komisyonda işçi, işveren ve hükümet temsilcileri bir araya geldi. Ancak Türk-İş, daha önce açıkladığı karar doğrultusunda toplantıya katılmadı.Komisyon Toplantılarında Bir İlk
Türk-İş’in Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısında yer almaması, komisyonun kuruluşundan bu yana bir ilk olarak kayıtlara geçti. Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, kararın arka planını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yaptığı açıklamayla dile getirdi.Ağar, komisyonun yapısına yönelik eleştirilerde bulunarak, “Bugün ilk toplantı günü. Daha önce olduğu gibi bu toplantıya da davet edildik. Ancak komisyonda bir değişiklik olmadığı sürece toplantılara katılmayacağımızı kamuoyuyla paylaşmıştık. Türk-İş, 1974 yılından bu yana işçileri temsil etmektedir. Buna rağmen komisyonun mevcut yapısında kararlar, işçilerin görüşleri dikkate alınmadan hükümet ve işveren temsilcilerinin oylarıyla alınmaktadır” ifadelerini kullandı.“İşçi Artan Hayat Pahalılığıyla Mücadele Ediyor”
Türk-İş’in 24 Aralık 2024 tarihinde aldığı kararla komisyon çalışmalarına katılmama yönünde karar verdiğini hatırlatan Ağar, elektrik, doğal gaz ve su gibi temel gider kalemlerine yapılan zamların çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Ağar, işçi ve ailesinin başta zorunlu tüketim harcamaları olmak üzere art arda gelen fiyat artışlarıyla geçinmekte zorlandığını vurguladı.“Gelir Dağılımındaki Adaletsizlik Derinleşiyor”
Açıklamasının devamında gelir dağılımındaki bozulmaya dikkat çeken Ağar, “Zengin ile fakir arasındaki uçurum giderek artmaktadır. Toplumun bir kesimi temel ihtiyaçlarını karşılamakta ciddi güçlük yaşamaktadır” dedi. Yüksek fiyat artışlarının yol açtığı kayıpların eksiksiz biçimde telafi edilmesi gerektiğini belirten Ağar, ekonomik büyümenin ortaya çıkardığı refahın çalışanlara yansıtılmasının zorunlu olduğunu ifade etti.Ağar, mevcut eğilimin sürmesi halinde çalışma barışının zarar göreceğini, nitelikli iş gücünün de asgari ücrete sıkışmasının kaçınılmaz hale geleceğini dile getirdi.“Asgari Ücret Enflasyonun Tek Nedeni Değildir”
Asgari ücret artışlarının enflasyonu artıracağı yönündeki söylemlere de değinen Ağar, bu görüşlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Enflasyonun yalnızca asgari ücret artışına bağlanmasının ekonomik sorunların yapısal ve çok boyutlu yönlerini göz ardı etmek anlamına geldiğini belirten Ağar, ücret artışlarının istihdamı azaltacağı iddialarının da doğru olmadığını savundu.Sendikal örgütlenmenin olmadığı iş yerlerinde bir işçinin birden fazla işçinin yükünü taşımak zorunda kaldığını ifade eden Ağar, çocuk işçiliğinin hâlen devam ettiğini ve Gebze’de yaşanan yangında hayatını kaybeden çocuk işçilerin bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu söyledi.Bakan Işıkhan’a Mektup Verildi
Türk-İş tarafından komisyon toplantısı öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a bir mektup iletildiği de açıklandı. Mektupta, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının değiştirilmesi talep edilirken, bu yönde bir düzenleme yapılmaması nedeniyle asgari ücret çalışmalarına katılınmayacağı ifade edildi.Mali Talepler Açıklandı
Türk-İş’in mali taleplerine de değinen açıklamada, geçen yıl gerçekleşen yüzde 44,38 oranındaki enflasyona karşın asgari ücrete yüzde 30 zam yapılması nedeniyle oluşan yüzde 14,38’lik enflasyon kaybının tam olarak telafi edilmesi gerektiği belirtildi. Gıda, kira, eğitim, ulaşım ve fatura giderleri başta olmak üzere temel ihtiyaç kalemlerinde devam eden fiyat artışlarının yol açtığı kayıpların eksiksiz biçimde karşılanması istendi.Ayrıca Türkiye ekonomisindeki büyüme, Gayri Safi Milli Hasıla artışı ve kişi başına düşen gelirdeki yükselişin oluşturduğu refahın çalışanlara yansıtılmasını sağlayacak ilave bir ücret artışının yapılması gerektiği vurgulandı.
Türk-İş’in Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısında yer almaması, komisyonun kuruluşundan bu yana bir ilk olarak kayıtlara geçti. Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, kararın arka planını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yaptığı açıklamayla dile getirdi.Ağar, komisyonun yapısına yönelik eleştirilerde bulunarak, “Bugün ilk toplantı günü. Daha önce olduğu gibi bu toplantıya da davet edildik. Ancak komisyonda bir değişiklik olmadığı sürece toplantılara katılmayacağımızı kamuoyuyla paylaşmıştık. Türk-İş, 1974 yılından bu yana işçileri temsil etmektedir. Buna rağmen komisyonun mevcut yapısında kararlar, işçilerin görüşleri dikkate alınmadan hükümet ve işveren temsilcilerinin oylarıyla alınmaktadır” ifadelerini kullandı.“İşçi Artan Hayat Pahalılığıyla Mücadele Ediyor”
Türk-İş’in 24 Aralık 2024 tarihinde aldığı kararla komisyon çalışmalarına katılmama yönünde karar verdiğini hatırlatan Ağar, elektrik, doğal gaz ve su gibi temel gider kalemlerine yapılan zamların çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Ağar, işçi ve ailesinin başta zorunlu tüketim harcamaları olmak üzere art arda gelen fiyat artışlarıyla geçinmekte zorlandığını vurguladı.“Gelir Dağılımındaki Adaletsizlik Derinleşiyor”
Açıklamasının devamında gelir dağılımındaki bozulmaya dikkat çeken Ağar, “Zengin ile fakir arasındaki uçurum giderek artmaktadır. Toplumun bir kesimi temel ihtiyaçlarını karşılamakta ciddi güçlük yaşamaktadır” dedi. Yüksek fiyat artışlarının yol açtığı kayıpların eksiksiz biçimde telafi edilmesi gerektiğini belirten Ağar, ekonomik büyümenin ortaya çıkardığı refahın çalışanlara yansıtılmasının zorunlu olduğunu ifade etti.Ağar, mevcut eğilimin sürmesi halinde çalışma barışının zarar göreceğini, nitelikli iş gücünün de asgari ücrete sıkışmasının kaçınılmaz hale geleceğini dile getirdi.“Asgari Ücret Enflasyonun Tek Nedeni Değildir”
Asgari ücret artışlarının enflasyonu artıracağı yönündeki söylemlere de değinen Ağar, bu görüşlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Enflasyonun yalnızca asgari ücret artışına bağlanmasının ekonomik sorunların yapısal ve çok boyutlu yönlerini göz ardı etmek anlamına geldiğini belirten Ağar, ücret artışlarının istihdamı azaltacağı iddialarının da doğru olmadığını savundu.Sendikal örgütlenmenin olmadığı iş yerlerinde bir işçinin birden fazla işçinin yükünü taşımak zorunda kaldığını ifade eden Ağar, çocuk işçiliğinin hâlen devam ettiğini ve Gebze’de yaşanan yangında hayatını kaybeden çocuk işçilerin bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu söyledi.Bakan Işıkhan’a Mektup Verildi
Türk-İş tarafından komisyon toplantısı öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a bir mektup iletildiği de açıklandı. Mektupta, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının değiştirilmesi talep edilirken, bu yönde bir düzenleme yapılmaması nedeniyle asgari ücret çalışmalarına katılınmayacağı ifade edildi.Mali Talepler Açıklandı
Türk-İş’in mali taleplerine de değinen açıklamada, geçen yıl gerçekleşen yüzde 44,38 oranındaki enflasyona karşın asgari ücrete yüzde 30 zam yapılması nedeniyle oluşan yüzde 14,38’lik enflasyon kaybının tam olarak telafi edilmesi gerektiği belirtildi. Gıda, kira, eğitim, ulaşım ve fatura giderleri başta olmak üzere temel ihtiyaç kalemlerinde devam eden fiyat artışlarının yol açtığı kayıpların eksiksiz biçimde karşılanması istendi.Ayrıca Türkiye ekonomisindeki büyüme, Gayri Safi Milli Hasıla artışı ve kişi başına düşen gelirdeki yükselişin oluşturduğu refahın çalışanlara yansıtılmasını sağlayacak ilave bir ücret artışının yapılması gerektiği vurgulandı.









