ABD basınında yer alan haberlerde, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde uzlaşma sağlanamaması halinde Tahran’a yönelik olası bir saldırının ABD tarafından değil, İsrail tarafından gerçekleştirilebileceği öne sürüldü. İddialara göre, Donald Trump ile Binyamin Netanyahu arasında yaklaşık iki ay önce yapılan gizli görüşmede, Tel Aviv yönetiminin İran’ın balistik füze altyapısına yönelik düzenleyebileceği olası operasyonlara ABD’nin doğrudan katılmadan askeri ve lojistik destek sağlamasına yönelik senaryolar ele alındı.
ABD ile İran arasında artan gerilimin yeni bir diplomatik ve askeri süreci tetiklediği belirtilirken, perde arkasında yürütülen temaslara ilişkin dikkat çekici iddialar kamuoyuna yansıdı. CBC News tarafından aktarılan bilgilere göre, Washington’da yapılan planlamalarda İran’a saldırı ihtimalinden ziyade ABD’nin İsrail’e nasıl destek verebileceği konusu ön plana çıktı. Haberde, Trump’ın Netanyahu ile gerçekleştirdiği özel görüşmede, İran ile anlaşmaya varılamaması durumunda İsrail’in Tahran’ın balistik füze altyapısını hedef alabilecek saldırılarına destek sunabileceklerini, ancak ABD’nin doğrudan saldırıya katılmayacağını ifade ettiği ileri sürüldü.
Söz konusu görüşmenin ardından ABD ordusu ile istihbarat birimlerinin, İsrail’in muhtemel operasyonuna hangi alanlarda katkı sağlayabileceğine yönelik çeşitli planlar hazırladığı belirtildi. Bu kapsamda hava ikmal desteği, bölgedeki ülkelerin hava sahalarının kullanılması ve lojistik destek seçeneklerinin ayrıntılı şekilde değerlendirildiği ifade edildi.
ABD’nin İran’ın nükleer programına ilişkin taleplerinin karşılanmaması halinde olası bir saldırıya hazırlık kapsamında Orta Doğu’da geniş çaplı askeri sevkiyat gerçekleştirdiği ve bunun bölgedeki gerilimi artırdığı kaydedildi. Trump’ın 28 Ocak’ta yaptığı açıklamada, İran’a doğru büyük bir deniz gücünün ilerlediğini belirterek Tahran yönetimine anlaşma çağrısında bulunduğu, aksi durumda daha ağır bir saldırı ihtimaline işaret ettiği aktarıldı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ise 26 Ocak tarihinde yaptığı açıklamada, uçak gemisi taarruz grubunun bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemek amacıyla Orta Doğu’ya konuşlandırıldığını duyurdu.
Öte yandan The Wall Street Journal gazetesine konuşan ABD’li yetkililer, Washington yönetiminin Orta Doğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderme ihtimalini değerlendirdiğini ileri sürdü. İsmi açıklanmayan yetkililer, ABD Savunma Bakanlığı’nın İran’a yönelik olası bir askeri harekât ihtimali çerçevesinde ikinci bir uçak gemisi saldırı grubunun bölgeye sevki için hazırlık yapılması yönünde talimat aldığını iddia etti. Ancak bu yönde henüz kesin bir karar alınmadığı ve sürecin değişebileceği belirtildi.
ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerin ise Haziran 2025’te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından kesintiye uğradığı, görüşmelerin 6 Şubat’ta Maskat’ta yeniden başladığı bildirildi. Umman’da gerçekleştirilen temaslara ilişkin İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, müzakerelerin tarafların görüşmeleri sürdürme konusunda mutabakata varmasıyla sona erdiğini açıkladı. Görüşmelerin, Tahran ile Washington arasında tansiyonun yeniden yükseldiği ve ABD’nin bölgede askeri varlığını artırdığı bir dönemde gerçekleştiği ifade edildi.







